Radyo Nedir? Radyo Nasıl Çalışır? Radyonun Tarihçesi

Günümüz de pek popüler olmasa da televizyon öncesi dönem için çok büyük bir yenilik olan radyo zamanın en önemli kitle iletişim aracıydı. Renkli televizyonlar, çok kanallı sisteme geçiş ve en önemlisi internet ve internetin kullanım alanlarının genişlemesi ile radyo hayatımızda ki önemini yitirmiş durumda. Günümüz de popülerliğini yitirmiş olsa da gelin zamanının en önemli yeniliklerinden biri olan radyo hakkında bildiklerimizi gözden geçirelim.

Radyo Nedir?

TDK’daki tanımları sırasıyla;
“1. isim Elektrik dalgalarının özelliğinden yararlanarak seslerin iletilmesi sistemi
2. Elektrik dalgalarıyla düzenli olarak yayın yapan istasyon ve bu istasyonun programlarını düzenlemekle görevli kuruluş
3. Bu istasyonun yayınlarını alan araç” şeklinde olsa da radyo kelimesini duyduğumuz da aklımıza gelen tanımlar büyük ihtimal bunlardan ve birbirlerinden farklı olacaktır. Çünkü radyo gerek içinde bulunan farklı format ve programlarla gerek dinlediğimiz şartlarla hepimiz için farklı bir şey ifade eder hale gelmiş durumda. Bu da bunca zaman sonra bile tam olarak radyonun yerine geçebilecek bir şey bulamamamızın en büyük nedenlerinden.

Radyonun İşlevleri:

Genel olarak baktığımızda radyonun tek bir işlevi yok.Radyo; Eğitim, Haberleşme, Eğlence, Reklam, Kitle Kontrol gibi formatlarıyla çok geniş bir yelpazesi olan kitle iletişim araçlarından biri.

Radyonun Çalışma Prensibi Nedir?

Radyonun çalışma prensibi radyo dalgalarının veriyi görünmez olarak hava üzerinden bize iletmesidir.
Radyo alıcı ve vericiden oluşur. Basitçe ele almak gerekirse, verici bir çeşit mesajı alarak bunu bir sinüs dalgasına çevirir ardından da radyo dalgaları ile iletir. Alıcı radyo dalgasını alır ve aldığı sinüs dalgasındaki mesajı çözer. Böylece mesaj bize ulaşmış olur.

Radyonun Tarihçesi:

James Clerk Maxwell, 1850’li yıllarda elektrik ve manyetik enerjiler üzerinde gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda, elektrik alanlarının sadece iletkenlerde değil, uzaydaki nesnelerde de oluştuğunu saptar, kendisinden önce elektrik yüklerinin yalnız birbirlerini değil, çevrelerini de etkilediğini keşfeden ve radyo dalgalarının bulunmasındaki ilk adımı atan Faraday’ın çalışmalarını bir adım daha ileri götürerek, elektrik ve manyetik etkilerin, uzayda ışık hızıyla yol aldıkları sonucunu çıkarır.
Bir Alman fizikçi olan Heinrich Rudolf Hertz, 1888 yılında Maxwell’in elektromanyetik kuramıyla, titreşen elektrik yükünün ortaya çıkardığı radyasyon tezini birleştirir ve radyo dalgalarını keşfeder. Fizik biliminde radyo dalgalarının Hertz ölçü birimiyle ölçülmesinde bu keşif yatar. Ardından David Hughes, sesleri elektromanyetik akıma dönüştürmeye yarayan mikrofonu keşfeder.

Radyonun ortaya çıkışında son noktayı koyan kişi ise, bir İtalyan fizikçisi olan Guglielmo Marconi’dir. Marconi, kontrollü olarak radyo sinyalini göndermeyi başaran ilk bilim adamıdır. 1895 yılında, basit bir radyo vericisi ve alıcısıyla, çatı katındaki odasından bir kilometre uzaklıktaki tarlada bulunan erkek kardeşine bir sinyal yollamayı başarır. Radyo dalgalarının dünyanın çevresinde dolaşabileceğine inanan Marconi, 1901 yılında Atlas Okyanusu üzerinden radyo sinyalleri göndererek tüm dünyayı şaşırtır. İngiltere’den yolladığı radyo sinyali, 3520 kilometre uzaktaki Kanada’nın New Foundland bölgesinden alınır. Marconi’nin sistemini, kısa süre sonra, İtalyan ve İngiliz donanmaları kullanmaya başlar. Bu gelişmelerle Marconi, haberleşme sistemlerinin dünya çapındaki üreticisi olur.

marconi radyoÖnceleri telsiz olarak adlandırılan radyonun bir kitle iletişim aracına dönüşmesi ise, halka radyo sinyalleri aracılığıyla iletiler gönderme düşüncesiyle başlar. Radyo alıcılarının satılması için radyo yayınlarının yapılması ve halkın ilgisini çekecek programların üretilmesi gerekmektedir. Bu noktada iki olgu öne çıkmaktadır. Bunlardan ilki, bir kitle yaratabilecek kadar çok radyo alıcısı üretmek ve bu radyoları tüketicilerin alabilmelerini sağlamaktır. İkincisi ise, radyo iletilerini düzenli ve sürekli bir biçime sokarak, radyo yayınları haline dönüştürebilmektir.
Radyo yayını demek, bir bakıma, dinler kitle için hazırlanmış radyo programları demektir. Westinghouse Şirketi, Amerika’daki ilk radyo programı yayınlarını başlatarak, radyo alıcılarını pazara sürmeyi gerçekleştiren ilk firma olmayı başarır. 1923 yılına gelindiğinde Amerika’da yayın yapan radyo istasyonlarının sayısı 600Kü bulur. 1927 yılında ise, RCA Şirketi, ilk network olan National Broadcasting Company, yani NBCKyi kurar. NBC’nin radyo dünyasına girmesiyle birlikte, radyo yayıncılığı daha önce basın sektörünün yaşadığı bir sorunla karşılaşır. Bu sorun, bir radyo istasyonunun yayınlarını sürdürebilmesi için gerekli ticari gelirin elde edilmesidir. Radyo istasyonları da basındaki ticari yapılanmayı örnek alır ve basında reklam sektöründen sonra, radyo reklam sektörü oluşmaya başlar.

Türkiye’deki Radyo Yayınlarının Tarihi:

Türkiye’de radyo yayınlarının tarihi 1927 yılında kadar dayanır. 1927 yılında Türkiye Telefon Telsiz Anonim Şirketi (TTTAŞ) tarafından yapılan denemeler Türkiye’de gerçekleştirilen ilk radyo iletişimi olarak kabul edilir. TTTAŞ’nin yaptığı bu deneme yayınları henüz kimsede radyo alıcısı olmadığından her akşam postane binasının kapısının üzerine yerleştirilen hoparlör aracılığı ile halka duyurulur. Kar amacı güden bir şirket olarak devlet desteği ile kurulmuş olan TTTAŞ yaklaşık on yıllık bir sürede radyo yayıncılığına önemli bir ivme kazandıramaz. Bir bakıma, Türkiye’ye radyonun gelişi, 1927 yılı göz önüne alındığında hiç de geç sayılamaz. Fakat daha sonra yaşanan duraksama dönemi, radyonun Türkiye’deki gelişimini yavaşlatan bir süreç olarak göze çarpmaktadır. 1936 yılında ise radyo yayını yapma izni bir devlet kurumu olan Posta Telgraf Telefon İşletmesine (PTT) devredilir.

Bu gelişme radyo yayınlarının doğrudan devlet kontrolü altına geçmesi açısından, Türk yayıncılık tarihinde önem taşır. Çünkü 1936 yılına kadar Türkiye’deki radyo yayınlarını gerçekleştiren TTTAŞ, bir devlet teşekkülü değil, özel sermaye ortaklığıyla kurulmuştur. 1940 yılında ise Türkiye’deki radyo yayınları izni T.C. Başbakanlığına bağlı olan Matbuat Umum Müdürlüğüne devredilir. 1946 yılına kadar süren bu dönem, radyo yayınlarının 1946 yılında Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğünce yapılmaya başlamasına dek sürer.

Altmışlı yıllarda, Ankara, Adana, Antalya ve Gaziantep illerine kurulan vericilerle yayın bölgesi daha da genişletilir. 1961 yılında ülkemizde iki milyona yakın radyo alıcısı varken, bu rakam 1980 yılında dört buçuk milyona ulaşmıştır. 1964 yılında yayın yetkisi, TRT yani Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumuna aktarılmış ve TRT, tarafsız radyo yayınları yapmakla görevlendirilmiştir.

Ülkemizde radyo ve televizyon yayın izni uzun süre sadece TRT’ye tanınmış, 20 Kasım 1994’de gerçekleştirilen anayasa değişikliği ile özel radyo ve televizyon yayınlarının yapılabilmesi olanağı sağlanmıştır.

radyo yayınları tablo

Doksanlı yılların başlarında ise yasal bir zemini olmamasına rağmen özel radyo ve televizyon yayınları fiilen başlamış ve yaklaşık 4 yıl Türkiye’de yasal olmayan yayınlar dönemi yaşanmıştır. Bu dönem içinde birçok radyo özel kanalı kurulmuş ve bu radyo kanalları herhangi bir denetime maruz kalmamışlardır. Bu kanalların yayınlarını düzenleyecek herhangi bir yasanın oluşturulamaması, özel radyoların denetimini de imkansız kılmıştır. Ancak 13 Nisan 1994 yılında kabul edilen 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun ile birlikte, Türkiye’deki özel radyo ve televizyon yayıncılığı yasal konuma kavuşmuştur. Bu yasayla birlikte yayınların düzenlenmesi ve denetlenmesi yine bu yasaya dayanarak kurulan Radyo Televizyon Üst Kuruluna devredilmiştir.

Bu gelişmeyle birlikte, artık günümüzde yerel ve ulusal yayın yapan yüzlerce radyo kanalı ortaya çıkmış, tematik radyo istasyonları hızla kurulmuş ve tüm istasyonlar Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından denetlenmeye başlanmıştır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun 2006 Yılı faaliyetleri Hakkında Rapor’una göre, 36’sı ulusal, 102’si bölgesel ve 952’si yerel olmak üzere, 2006 yılında Türkiye’de toplam 1090 lisanslı karasal FM radyo istasyonu bulunmaktadır.
Radyonun Tarihçesi Hakkındaki Bilgilerin Kaynağı: notoku.com

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published. Please enter your name, email and a comment.